Takıntılar insan hayatının en önemli parçalarından biridir bana göre. Sizi siz yapacak denli şeyler sunar başka insanlara. Tamam belki çok iyi bir olay değil insanı deliliğe kadar götürüyorlar ama size özgü birşey olması en azından daha iyi şu tek düzeleşmeye başladığımız günlerde...
Örnek olarak kendi takıntılarımdan bahsedeyim diyorum. Mesela sigara üzerine çok fazla takıntım var. Dünyanın en pahalı veya en güzel sigarası sunulsa dahi bir kere tadıp beğenmediysem içemiyorum. Malbuş’çularla halen o yüzden hafif bi tartışma halindeyizdir. Ben Monte Carlo Red içiyorum ha bulamadığımda Samsun 216. 2’side en azından düzgün sigaralar bana göre. Milletin saçma salak yorumları altında ne kadar çok eziliyor olsalar da bence çoğu pahalı markadan iyiler. Konuya geri dönecek olursak, Mesela sigaradan ilk aldığım fırt %99.9 içe çekilmeden dışarıya gider. 2. 3 .’den sonra içime çekmeye başlarım. Sigarayı ilk başta yakmadan ağzımda tutarım bi süre. Yürüyerek içemem bu zıkkımı. İllaki 2 dk bi yerde ya oturucam yada bekleyecem. Yürürken içtiğimde zevk alamam ben bana göre. Mesela sigaradan keyif almamaya başladığım zaman 3 fırtlık bi kural işlenir bende. Son 3 fırtımı alır söndürürüm, tabii bu normal bitirmelerde de dahildir. Her zaman son 3 fırt çekilir ardı ardına. Sigara izmarite kadar içilmez bence, yazıya tam gelince söndürülmelidir. Söndürülen sigara yamuk yılık değil elden geldiğince düz bir şekilde sönmelidir, eğip izmaritin ağızlık tarafıyla bastırarak söndürmekten nefret ederim. Hele hele o söndürme sonrasında hiç bir şekilde izmaritte yada kül tablasında yanan sigara kalmamalıdır. Hepsini itina ile söndürdükten sonra rahat edebilirim ancak...
Türlü elektronik eşyalarda hepimizin herhalde kombinasyon takıntıları vardır. Bende özellikle Müzik seti, tv ve ses göstergesi olan her türlü alet edevatta çift sayıları yakalama yada süre gelen rakamları tutturma isteği vardır. İçim rahat etmez bir türlü. Mesela cep telefonlarında mesaj hafızam 2000 ü tam vurduğunda komple silerim mesajları tek tek yada başka rakamlarda değil sadece 2000’de. Telefonun hafıza kartı çıkınca genelde wallpaper melodi vs gibi ayarları 0’lanır. En nefret ettiğim bi olaydır. İllaki o telefonda mesaj sesi de arama sesi de wallpaper ‘da hep aynı kalmalıdır. Saçma salak nokia tune vs. Çalmasından nefret ederim telefonumdan, Bi ara samsunglarda aynı vaka vardı çünkü 4-5 tane melodiyi (e250’lerin patladığı zamanlar) telefonlarına koyan akıllı Samsung çalışanları, başka bir alternatif bırakmadıkları için herkez o ara aynı melodilerle karşılaşıyordu. 3310’un patladığı zamanlardaki kapak krizi gibi düşünün biraz bu olayı. Devam edeyim ben, telefonum her daim yanımda olmalıdır benim. Şarjı tam, elimi attığımda hemen görebileceğim bir yerde, mümkünse sesli bi konumda. Hani bazı insanların silahsız gezemedikleri gibi düşünün telefonsuz kendimi cidden çıplak gibi hissediyorum. Komünikasyon hakkımı ve insanları aklıma düştükleri her zaman aramak hoşuma gidiyor ben ne yapayım?
Gitar çalarken ise işler biraz daha değişiyor. Jag gitara bağlanmadan önce illaki askılıktan geçmeli, nizami bir şekilde durmalıdır. Pot’larım düzgünce yerleştirilmiş herşey nizami olmalıdır. Mesela tek bir tür pena kullanabiliyorum. Başka bi pena kullanamıyorum kullanırsam elim ayağım tıkanmış gibi oluyorum. Penamla aramda çok güçlü bi bağ var. Ha bu arada herkeze öneririm: “Ibanez Paul Gilbert Signature” çok stabil ve rahat bi pena. Argo olacak ama pena emmeye de geliyor gömmeyede. Ne türe çekerseniz orda varlığını hissettirebiliyor. Elime pena almadan önce illaki bir süre o penayı parmaklarımda çevirmek zorundayım yoksa çalamıyorum. Bu çevirmeler bazen 5-6 dk’yı varan sürelere ulaşabiliyor.
Yeni bilgisayar aldığım bu günlerde asıl problem ekranımın parlaklığı. Oyun harici ne yaparsam yapayım o parlaklık 0 da olmalı. 1 dk bile dursa gözlerim sanki oyuluyormuş gibi geliyor. Tek oyunda değiştiriyorum ayarı zaten o da önceden olan presetlerde var. Sizde de oluyor mu bilmiyorum da şu bilgisayarın ekranında birşeyler aramadan önce, biriyle konuşurken yada sadece can sıkıntısından “sağ klik” + “,Yenile” yapıyormusunuz? Bende ağır takıntı haline gelmiş durumda bu .
Eski sevgililerimle ilgili olan herşeyi 30 yıl geçse dahi üstünde atmama takıntımda var. Atılması gereken şeyler eyvallah da sonuç olarak birşeyler yaşamışsın iyi yada kötü bitmiş ama bunun o zamanlarda sana verdiği mutluluk ve o zamanlardaki önemi,değeri paha biçilemez olduğundan atmaya kıyamıyorum desem yeridir. Alınan hediyeler vs. Düzenli bir şekilde kimsenin elleyip göremeyeceği bi biçimde saklıyorum. Özelim lan kimseler görmesin isterim en doğal hakkımda bu yani. Haksızmıyım??
Herhangi bir elektronik eşya satan mağazaya gidince ( Best Buy, Mediamarkt, Vatan, vs.), ki o atari salonları zamanlarını hatırlayanlar varsa yanınıza gelip duran illaki bi velet olur. Abi o adam böyle dövülecek, şurda şunu yapacaksın, abi geçemiyorsan versene. İllaki orda senin götünün dibine girme çalışmaları oyununa müdahale etme isteği had safhada. Bu veletlere karşı tahammülüm hiç yok. Ağır bi şekilde bunları dövme, korkutma ve kaçırma takıntım var. 2 dk orda oyun, ürün deniyoruz yada gidip eğlenmeye çalışıyoruz. Gelip zevkimin içine sıçan adama karşı tahammülsüzüm. Arada ekrana kadar gelmiyorlar mı birde açım kapanıyor daha da bir gıcık oluyorum, rage’ye bağlıyıp hepsini dövüyorum olmuyor. Sonra 2 saat veletlerin aileleriyle uğraş vs...
En büyük ve en saçma denilebilecek takıntım. Birisi benim eşyamı kullanıyorsa, yakınlık seviyesi ne olursa olsun umrumda değil, rica etmesini bilmeli. Bi insanın eşyalarını kullanıyorsan o adama saygı duymak zorundasın. Belki senin paran bok olabilir ama ben 11 sene bekledim mesela sadece kendime ait düzgün bi bilgisayar almayı. Şimdi birisi gelip la bu ne la diyip dalsa direk ayarlarımı vs. Kurcalasa onu eşşek sudan gelinceye kadar döverim. Ellemeyin arkadaşım benim eşyalarımı benden izinsiz! Zaten ben size her konuda derim abi keyfine bak takıl vs. Diye 2 dk sabret bekle .mına koyayım. Benim mallarımla aramda (özellikle gitarlarım, elektronik eşyalarım ve kitaplarım) özel bi “kullanıcı-eşya” ilişkisi vardır. Benimsemediğim, sevmediğim birşeye para verip almam. Trilyon kere araştırırım. O konuda gerçekten bilgi sahibi olduğumda alırım o ürünü. Ondan çok bilmiş bi herif olduğum söylenebilir. Doğruluk payı çok yüksektir.
Bu yazı iyi oldu tekrardan baktımda sigara dışında özel bi takıntım yokmuş ya. Klasik her insanda olabilecek takıntılara sahibim. Şaka maka mutlu oldum baya. Eğer sizinde extreme takıntılarınız falan var ise buraya yazın. Okumak hoşuma gidecektir, en azından yanlız hissetmem kendimi emin olun J
Biterken çalıyordu: Symphony X – King of Terrors