11 Kasım 2011 Cuma

hikayeciğin sonu...



O yönde giderken işlerin daha çok sarparsardığını farketmeye başladım. Sanki başımda fazladan bir ağrı daha vardı ve bu ağrıyı matrix ceketli adamda çekiyor gibiydi. Yüzü ses yaklaştıkça daha da fazla donuklaşıyor ve acı çektiyordu. Neden gidiyoruz lan biz bu sese doğru dedim? Matrix ceketli adam kısa ve net bir şekilde, kaderin bizi götürdüğü yere, seç kendi kaderini ve yaşa dedi. Beynimden vurulmuş gibiydim. Son 15 dk’dır yaşadığım herşey bana o boş yaşamımdan ve çektiğim acılardan daha fazla acı vermişti. Gönül adamıydı bu adam ve hissediyordum gittiğimiz yerde daha da fazla acı çekecektik.. x6 nın oradan gürültüler geliyordu bi anda koşmaya başladım ama matrix ceketli adam kollarını açmış sanki onları bekliyor gibiydi. Gecenin o kör karanlığında gene o ceketinden bir şişe daha votka çıkartmış deli gibi içiyordu. “lan bu nasıl bir bersek lan” demekten kendimi alı koyamadım. Bir anda farkettim ki parlıyordu sanki o kız gibiydi, para gibi değildi.. Yanına koştum bir gecede bu kadar olaydan sonra yanımdan kaçıp gidecek o sahte arkadaşlıklarımdan birini değil benimle aynı kaderi yaşadığım insanın yanına gitmeliydim ve hayatımda ilk defa cesur olup bazı şeyleri paylaşıp göğüs germeyi öğrenmeliydim. O sırada farkettim ki bende parlıyorum herşey sanki aşırı kararmış gibiydi. Tam o sırada hiç beklemediğim birşey oldu. Adamlar geldiğinde bizi kutluyorlardı. Matrix ceketli adam herkeze votka dolduruyordu. Meğer o x6’daki adam büyük bir mafyanın başıymış. Halk kahramanı gibiydik. Herkez herşeyi bize veriyordu. Kendimi bir mesih gibi hissetmiştim ki matrix ceketli adam kafama bir şişeyle vurana kadar..
Rüya mıydı yoksa gerçekmi hatırlamıyorum ama kalktığımda bomboş bi dünyadaydım. Sadece 3 kişi vardı. Ben,matrix ceketli adam ve o kız… o kızı unutamıyordum. Onun kadar parlak olabilen bir şeyi hayatımda görememiştim. Sanki bizim acı çeken ama her zaman gerçekleri söyleyen bir yansımamız gibiydi. Kabullenemediğim her şeyi bana söyleyip alaycı bir şekilde yüzümüze gülücek gibi duruyordu. Matrix ceketli adam tam bunları düşünürken şunları dedi;

-      Gitmem lazım dude, artık görevim bitti.
Ne demekti ki bu?
Ne saçmalıyorsun demek geçti içimden ama sustum..

Sadece 2’miz vardık artık. Ben ve o kız. Artık kaderin bizi hangi çıkmaza götürdüğünü bilmeden gidiyordum. Sadece özgürdüm bunu iliklerime kadar hissedebiliyordum..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder